21 Mart 2014 Cuma

Babalar da Süt Parası Alabilir!

Tesadüf eseri sohbet esnasında eşim, yakın bir arkadaşının kendisine tavsiyede bulunduğunu ve Doğum yapınca ‘’Emzirme Ödeneği’’ aslında SGK’ dan alınabildiğini, fakat arkadaşının geç kaldıkları için bu haktan faydalanamadıklarını paylaştı..

Neden geç kaldıklarını sorduğumda ki cevap;  ''Doğumdan 1 yıl sonra öğrendiğini, eşinin işleri yoğun olduğu için de SGK’ ya gidemediğini bir süre sonra da unutulup ilgilenmemişler diye cevap aldım.'' 

Bende, gayri ihtiyari neden şimdi almıyorlar diye sordum! Cevap; alabiliyor mu? olunca : Bayanların telefon trafiği başladı :)

Bende bir baba adayı olarak ve babalar için bugün bu konuyu ele almak istedim. Evet, aslında haklarımızı tam olarak bilmiyoruz, birçok yasal hakkımızı var ama nasıl faydalanacağımızdan ya da haklarımızın neler olduğunu bilmediğimizden ilgimizi çekmiyor. Keşke kamu spotu reklamlarında birazda bu ve benzer konulara yer verilse.

Konuyu çok fazla dağıtmadan, kanun maddelerine yer vermeden anlaşılır bir şekilde yazmaya çalışacağım. Umarım annelere ve babalara faydalı olur.

Öncelikle bilinmesi gerekenler;

Birincisi; Emzirme ödeneğinde zaman aşımı, çocuğun doğduğu tarihten itibaren ‘’Beş Yıldır’’ yani çocuğunuz beş yaşına girmediyse halen bu parayı alma şansınız var J

İkincisi; ‘’Emzirme ödeneği, doğum yapması halinde sigortalı anneye veya sigortalı olmayan eşi (karısının) doğum yapması halinde ‘’Sigortalı Erkeğe’’ verilir.’’ J Yani Anne bir yerde sigortalı olarak çalışması şartı yok, Babada emzirme ödeneği alabiliyor.

Üçüncüsü; Doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması şartı. Yani sigortalı olarak bir veya değişik işyerlerinde çalışmış olmanız gerekiyor. Anne ya da baba fark etmez.

Dördüncüsü; Doğan çocuğun veya çocukların yaşaması yani sağ doğması.

Bu şartları taşıyan anne ya da babalar peki ne yapması gerekiyor. Hemen paylaşalım 5 yıl içinde mutlaka çocuğunuza ayıracağınız bir aralıkta bulunduğunuz yerdeki il müdürlüğüne / sosyal güvenlik merkezinin “Kısa Vadeli Sigorta Servisi”ne başvuruda bulunmanız gerekiyor. Eskisi gibi kuyruklarda beklemiyorsunuz merak etmeyin…

Evet, artık sona geldik J  2014 yılı için emzirme ödeneği  diğer bilinen adıyla süt parası   103,00 TL ‘ dir, not olarak, eşim gibi düşünenler için J Süt parası 1 kereye mahsus verilmektedir. Ay bazında süt parası ne yazık ki verilmiyor. Kendi paranız gibi helal. Mütevazı bir hafta sonu kahvaltısı için ideal değil mi?  Ayıca bu günler için SGK’ lı olduğunuzu ve her ay maaşınızdan prim kesintisi yapıldığını ve bu haklardan faydalanamadığınız sürece sadece emekli olabilmek için SGK’ lı olmuş olmayın.

Müracaat için gerekli belgeler ise; Doğum raporu ya da bebeğin nüfus cüzdanı ile birlikte müracaatta bulunabilirsiniz, maktu formlar müdürlüklerde genelde bulunmaktadır. Örnek yazı makalemizin sonunda ayrıca bulabilirsiniz.

Parayı nereden, nasıl alacaksınız peki; Süt parası alabileceği tespit edilen anne ya da baba TC Kimlik numaraları ile 20 gün sonra Ziraat Bankasından çekebilir. 


Örnek Dilekçe:
T.C.
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
…..…………Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne
…..…………Sosyal Güvenlik Merkezine

…./…./20… tarihinde doğan çocuğumdan dolayı tarafıma emzirme ödeneği verilmesini arz ederim.  
                      
                                                                                                                                             .…/.…/20…
Adı Soyadı İmza

T:C Kimlik no (SGK No)
Adres

Telefon

  


     iksgk.com ''Sosyal Medyada'' 
 Linkedin / Facebook / Twitter / g+1

16 Mart 2014 Pazar

Ücreti Artırılmayan İşçi Kıdem Tazminatı Alarak İşten Ayrılabilir Mi ?

İlginç olarak son birkaç yıldır  ekonominin iyiye gittiği, işsizliğin azaldığı yönünde haberler okusakta  okurlarımızdan sıkça sorulan  ve benzer konu olan; ücret konusunda bir kaç yıldır yeterince zam alamadıkları, buna rağmen bu yılda istenilen zammın olamadığını gerekçe göstererek istifa etmek istediklerini buna bağlı olarak ''KIDEM TAZMİNATINI ALARAK  İŞTEN AYRILABİLİR Mİ?'' soruları ağırlıklı olarak gelmekte, ayrıca birçoğu  da iş sözleşmesinin bile yapılıp yapılmadığından bihaber durumdalar.

Öncelikle; ücretin arttırılıp arttırılmaması hususunda insiyatifin işverene ait olduğu bilinmelidir. ''Ben zam istedim, işveren de bana zam yapmadı bu nedenle işten ayrılıyorum'' şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır. Daha iyi şartlarda iş bulabilirsiniz, iş değiştirmek de doğal bir hak olsa da ücretlerin hangi dönemlerde veya oranlarda artırılacağına ilişkin herhangi bir kanun   düzenlemesi bulunmamaktadır. Bu nedenle işverenlerin işçisiyle yapmış olduğu sözleşme içeriklerinde genellikle enflasyon oranında yılda bir kez ya da altı aylık dönemlerde  işçi ücretlerinde zam yapacağı yönünde iş ilişkisi kurulmaktadır.

Kanun yönünde incelediğimizde, ücret uygulamaları konusundaki yasal düzenlemenin  asgari ücretin altında ücretle işçi çalıştırılamayacağı ile sınırlı olduğu gözükmektedir. Bunun dışında ücret uygulamalarına ilişkin esaslar, yukarıda da söz ettiğimiz şekilde iş sözleşmelerinde belirlenebilmektedir.

''İş sözleşmesinde ücret artışı yapılacağına ilişkin bağlayıcı bir hüküm bulunmaması halinde işçi ne yapacak?'' Bilinmesi gereken bu insiyatifin işverene ait olduğudur. İş sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmamasına karşın, ücret artışlarındaki anlaşmazlık nedeni ile işten ayrılan işçi istifa etmiş sayılacağından, herhangi bir tazminat hakkı oluşmamaktadır.

Bu çerçevede;yargı kararlarının işverene önceden haber vermeksizin işyerinden ayrılan işçileri korumadığı da görülmektedir. Belirtilen konuda, ücret zammı konusunda sözleşme hükümlerinde bağlayıcı bir hüküm yoksa; istifa ederek aynı gün içinde işyerini terk etmek isteyen işçi için ihbar önelinin sadece işverene karşı işçiyi değil, aynı zamanda işvereni (işyerini) de korumak üzere getirilmiş bir denge olduğu unutulmamalıdır. 


Haklı sebebi bulunmaksızın işten ayrılmak isteyen işçinin 6 ay çalışmışsa işten ayrılacağını iki hafta önce,  6 ayla 1.5 yıl arası çalışmışsa 4 hafta önce, 1.5 yıl ile 3 yıl arasında çalışmışsa 6 hafta önce, 3 yıl ve daha üstü süre çalışmışsa 8 hafta önce bu işyerinden ayrılacağını işverene haber vermesi zorunludur. İşçi eğer derhal işten ayrılmak istiyorsa ve bu sürelere uygun olarak bildirim yapmazsa bu döneme ilişkin sürenin ücretini işverene peşinen ödemekle yükümlüdür. 

Nitekim Yargıtay 2000 yılında verdiği bir kararında; özel nedenlerle işten ayrılacağı beyan edilerek verilen istifa dilekçesine işveren tarafından ihbar tazminatı ödeneceği şerhi konulmuş bulunsa da usulsüz fesih bildirimi ile sözleşmeyi fesheden işçinin ihbar tazminatı ödemek zorunda bulunduğuna isabetli olarak işaret etmiştir. (Bkz. 9. HD. 2.2.2000 E.99/19133 K. 2000/828, yayınlanmamıştır.) 

Dava konusu olayda; işçi istifasını vermiş, özel nedenlerle işten (işyerinden) ayrılacağını bildirmiş; dilekçenin altına el yazısıyla bir açıklama yapılarak davacının ihbar tazminatının ödeneceği yazılmıştır. İşveren (banka) dilekçeyi işleme koymuş sonra da işçiden ihbar tazminatı isteminde bulunmuştur; bunun üzerine işçi yeniden çalışmak istediğini ihbarname ile işverene bildirmiş ancak işveren işçiyi işe başlatmamıştır. İşveren (banka) ihbar tazminatı konulu dava açmış ;fakat mahalli mahkeme “işveren tarafından davacının çalıştırılmaması” gerekçe gösterilerek isteğin reddi yoluna gidilmiştir. Yargıtaya göre; istifayı içeren dilekçe fesih bildirimi niteliğinde olup muhatabına ulaştığı anda sonuç doğurur. Bir başka anlatımıyla böyle bir bildirim bozucu yenilik doğuran bir hakkın kullanılmasıdır. Muhataba ulaştıktan sonra artık bundan dönülemez. Çalışma süresine göre ''davalının ihbar öneli vermesi gerekirdi, vermediğine göre ihbar tazminatına karar verilmelidir'' yolunda isabetli bir sonuca ulaşmıştır. Gerçekten de fesih bozucu yenilik doğuran bir hak olup muhataba ulaşmakla hukuki sonuçlarını doğurur ve bundan karşı tarafın muvafakati olmaksızın vazgeçilemeyeceği gibi, fesihten sonra meydana gelen olaylarda feshin hukuki sonuçlarını etkilemez. Feshin usulüne uygun olup olmaması ya da kötüye kullanılmış bulunması onun sözleşmeyi sona erdirici kesin etkisini ortadan kaldırma gerekçesi yapılmayacaktır. (Narmanlıoğlu, a.g.e., Sayfa 270 DN:67)

Ayrıca ihbar tazminatı on yıllık genel zaman aşımına (bk. 125) tabidir ve alacaklısı öldüğünde onun mirasçılarına geçer.

  


     iksgk.com ''Sosyal Medyada'' 
 Linkedin / Facebook / Twitter / g+1


6 Mart 2014 Perşembe

HR Bloggers Against The Censorship


HR Bloggers Against The Censorship
Description: The new Internet bill has been approved and come into force. In terms of freedom of speech and data protection, the new law comprises some legal inconvenience.
Istanbul, Turkey, 06.03.2014 – With the new internet law signed; Mr. Abdullah Gul, Turkey’s president, has given the Turkish telecoms regulator (TİB) powers to demand that internet service providers bar access to web pages within four hours if they are deemed to infringe privacy(18.02.2014)
HR Bloggers of Turkey declared a ‘free’ internet manifestation right after the law signed by the president. The repeal of this legislation is vital since it is against freedom of speech and privacy of personal data. Furthermore, it brings restriction to people’s freedom of information and their right to reach information. All these rights are among basic rights and freedom; restrictions of these rights are against the Turkish Constitution and European Convention of Human Rights.
Because of the protests the government made the revisions Gul demanded and the parliament passed the revised bill Thursday. “The New law requires decision to block a website to be sent to court within 24 hours, and the court is required to rule on the decision within next 48 hours” which is a bit smoothed. However, TIB has still broad authority to block the sites instantiating the right of privacy. (27.02.2014)
 HR Bloggers thinks that limiting the Internet by the state via a law is a mobbing. With the law; Citizens of Turkey, systematically, shall be banished from the 21st century competencies that are commonly accepted. Such as; open communication, collaboration, innovation, entrepreneurship, diversity, sustainable development and continues learning.
Therefore, with full unity, we say “No” to Internet Regulation complying with neither Turkish constitution nor international norms. We are against all kinds of government favored interventions aimed at our common area and limiting human rights and liberties.
We will abide, to the fullest extent, by our desire to adopt the vision as to internet usage internalized by new generations, to trust each other and to proceed to the future with freedom by clinging to benefits of digital world.

 Contact Information:
HR Blogger of Turkey
@netozgurdur
Facebook Community
www.internetozgurdur.com
#karsıyız
#internetcensorshipinturkey
#hrblogs

Popüler Yayınlar

Yazarlar