İletişim, çağımızın gereklerinden biri olarak ön plana çıkmaktadır. Peki, bizler çevremizle ne kadar doğru bir iletişim kurabiliyoruz? Eğer bu soruyu kendinize sorduğunuzda iletişiminiz konusunda çelişkileriniz varsa, gelin bu engelleri hep birlikte aşalım.
Korkularımız iletişimimizi olumsuz yönde etkileyen faktörlerden biridir. Kişi korkularını farklı şekilde aksettirebilir. Bireyler, yeni bir çevreye girdiğinde bulunduğu durumdan, insanlardan ve toplum içerisinde düşüncelerini belirtirken yanlış şeyler söylemekten çekindiği için ya da ortamda bulunduğu diğer kişilerle fikirlerinin çarpışacağı düşüncesi ile ifade etmekten çekindikleri için ve bu korkularını bastıramadıkları için iletişim problemi yaşamaktadırlar. Çevremizde aynı fikre sahip, aynı değerleri taşıdığımız insanlar var olabileceği gibi karşıt görüşlere de saygı duymalı, kişi farklı yaklaştığında sinirlenmemeliyiz. Karşımızdaki insanın duygularını dikkate almalı, kendimizi dış dünyaya kapatmamalı, sürekli kendimizle ilgilenmek yerine, insanlarla iletişim içerisinde olmayı tercih etmeliyiz.
Kararsızlık da iletişim kurarken karşılaştığımız engellerden biridir. Örneğin, bir toplantı esnasında sırf tartışma ortamı yaratmamak adına ortada var olmayan, hiç değinilmemiş bir konuya değinmek istiyorsunuz; ancak kişilerin dikkatini çekmemek ve antipatilerini kazanmamak için belki de çok yaratıcı ve ele alınan konuya oldukça fayda sağlayacak bir fikri öne atmakta kararsız kalarak, düşüncelerinizi paylaşmıyorsunuz. Kişilerle farklı düşüncelerde olmak değil, bunları söylerken belirleyeceğiniz üslupla karşı tarafın düşüncesini etkileyerek, onları ‘’ Hiç bu açıdan bakmamıştım ‘’ deme düşüncesine ulaştırabilirsiniz. Unutmayın ki, her birey farklı duygu ve düşüncelere sahiptir. Bu sizin fikirlerinizi beyan etmenize engel değildir.
İletişimimizi negatif yönde etkileyen etmenlerden birisi de gereksiz yere yapılan alınganlıklardır. Söylenen her cümlede mutlaka kendisine yönelik bir olumsuzluk arayan ve bulan kişiler, kendilerini topluma adapte edemezler. Çünkü kendileri ile çevrelerindeki insanlar arasında duvarlar ördüklerinden doğru iletişimin önüne geçerler. Peki ya sürekli kendinden bahseden, ben merkezcil insanlara ne demeli? İnsan sadece kendisini düşünüp, kendi duygu ve düşüncelerinin var olduğunu ya da kabul edilebilir olduğunu benimserse iletişim bunun neresinde diye sorası gelmez mi insanın?
İletişim, iki tarafın ya da kişilerin karşılıklı yer aldığı bir süreç değil midir? Öyleyse, tüm insanların ben merkezcil olduğu bir yerde iletişim kelimesi var olabilir mi? Hepimiz birer birey olarak, insan ilişkilerimizde hoşgörülü, saygılı, iyi bir dinleyici ve fikirlerini doğru yollarla sunabilen insanlar olabilmeliyiz. Bunu başarmak zor olmasa gerek.
Sizler de yaşantınız içerisinde ya da iş çevrenizde insanlara karşı iletişim kapılarınızı kapatmayın. Bunu yapabilecek güç, her bireyin içinde saklıdır.

Hiç yorum yok :
Yorum Gönder