25 Mart 2012 Pazar

SSK Sicil Numarası İle Kurulan Hayal ! (Hizmet Tespit Davası )


Herkes için ilk işe başlangıç yıllarında emeklilik yaşı çok uzun gelirdi, emeklilik bir hayal olup sanki hiç o gün gelmeyecekmiş gibi çok da önemi yoktu. Yıllar öyle çabuk geçer ki gün gelir ve artık askerdeki gibi şafak saymaya başlar, hesaplar yapar, yılların vermiş olduğu yorgunlukla tüm hayallerinizi emekliliğinize bağlarsınız. Yıllar önce çalışana ilk işe başladığında işveren tarafından sigortalıya güvence olsun diye verilen sigorta sicil numarasının yazıldığı bir kart verilmekteydi. Çalışan da yıllarca bu kartı saklamakta ve kendinde bir güvence olarak görmektedir. Fakat kimi çalışanlar yıllar sonra öğrendiler ki çalışmaya başladıkları o ilk işe başladıkları dönemin primleri hizmet cetvellerinde gözükmez! Gözükenler şanslı tabi.

Sigorta numarasının olması, uzun vadeli sigorta kolları primi ödenmediği için çalışanın emekliliğini ilk işe başlangıç tarihi olarak gördüğü sigorta numarasına hiçbir etkisi bulunmuyor. Yıllardır önemsenmeyen konu o kadar önemli bir hal alıyor ki, kişilerin emekliliklerini çok ileri bir tarihe erteleyebiliyor.

Oysa geçmişte 1 gün bile çalışmış olduklarının, hizmet cetvelinde prim olarak yer alması her şeyin planladıkları gibi olmasını sağlayacaktır, fakat SSK numaranız olup, adınıza prim ödenmemiş ise; işte o zaman tüm planlarınız ve hayallerinizin seyri değişebilmektedir.

Bu durumda sigortalı nasıl bir yol izlenmelidir?

Öncelikle SGK primleri eksik olan veya hiç bildirilmeyen çalışanların işveren ve SGK' ya karşı dava açarak, eksik primler ve eksik günlerin tespiti ve bunların düzeltilmesi için iş mahkemelerinde açtıkları davalara ‘’Hizmet Tespit’’ davası denir.
Bu sürecin ihtimalleri iki konudan olabilir;


·      İşvereniniz sigortalı bildiriminizi hiç yapmamış olabilir,
·    İşveren aslında dönem bordrolarında bildirimini yapmış, ancak sigorta sicil numarasının hiç yazılmamış ya da yanlış yazılmış olabilir,

I.İhtimal: İşvereninizin sigortalı bildiriminizi hiç yapmamış olması durumu;

             I.  SGK’ dan bu konuda inceleme talep edebilir,
            II.  Mahkemede hizmet tespit davası açabilirsiniz, ancak her iki durumda da zamanaşımı süresi önem kazanıyor.

I. SGK’ dan İnceleme Talebi:Kurum denetim elemanlarınca yapacağı incelemelerde, işyerine ait kayıt ve belgeler tetkik edilmek zorundadır.Denetim elemanlarının, sadece tanık ifadesine dayanarak, bir kişinin işyerinde çalıştığına kanaat getirmesi hukuken mümkün değildir.Bu nedenle, inceleme işyerine ait yasal defter ve belgeler üzerinden yapılmak zorundadır.Oysaki işverenlerin sosyal sigorta mevzuatına göre, işyeri kayıt ve belgelerini denetim elemanlarına ibraz edip etmemesi hususunda zaman aşımı süresi bulunmaktadır.Bu süre, halen yürürlükteki 5510 Sayılı Kanun’a göre on yıla çıkarılmış durumdadır.Ancak bir ara zaman aşımı süresi beş yıla düşürüldüğü için, uygulamada beş ile on yıl arasında geçiş süreci işlenmektedir.

II. Mahkemede Dava Açma: Mahkemede dava açma süresi olarak beş yıllık zaman aşımı süresi söz konusudur. Bunun istisnaları da vardır. Örneğin; işvereniniz sizin adınıza kuruma sigortalı işe giriş bildirgesi verdiği halde, dönem bordrolarında bildiriminizi yapmamışsa, mahkeme zamanaşımı süresine bakmaksızın davayı kabul edebilir. Tabi mahkeme davayı kabul etse dahi, zaman ne kadar çok geçmişse, iddianızı ispat etmenizde o kadar zor olacaktır. Ayrıca çalışılan işyerinin niteliğine göre mahkemeler tanık ifadesi yanında işyerinde çalışmalarınızı ispat edici yazılı belge ibraz etmenizi de isteyebilir.

Sigortalı işe giriş bildirgesinin verilip verilmediğinin işyerinin bağlı bulunduğu SGK İl Merkez Müdürlüğü’nden araştırması gerekir. Çünkü sigortalı işe giriş bildirgeleri sigortalı hizmet cetvellerinde yer almaz. Hizmet cetvelinde görünen sigortalı işe başlama ve çıkış tarihleri dönem bordrolarında yapılan kayıtlara dayanır.

Bu nedenle hizmet cetvelindeki ilk işe başlama tarihinin 1986 yılı olarak yer alması her şeyin bittiği anlamına gelmez. Kısacası sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmiş olması hem davanın kabulü açısından, hem de mahkeme tarafından işyerinde en azından işe giriş bildirgesindeki işe başlama tarihinden itibaren bir gün süreyle çalışma kararı verilmesi yönünden önemlidir. Bu da emeklilik tarihinizi etkileyecek bir konu olduğu için göz ardı edilmemesi gereken bir konu olduğunu ve emeklilik yaşınızda sürprizlerle karşılaşmamanız açısından bu konuya dikkat etmenizi öneriyorum.

II. İhtimal: İşverenin aslında dönem bordolarında bildirimini yapmış olması, ancak sigorta sicil numarasının hiç yazılmaması ya da yanlış yazılması nedeniyle bu bildirimlerin hizmet cetvelinde yer almaması söz konusu olabilmektedir. Bu konuda beraber çalıştığı arkadaşlarının sigortalı bildirimleri yapılmış ise kayıtlara bunların primlerinin takibi ile ulaşılabilinmekte, çalıştığınız işyerinin sicil numarasına ve çalışma dönemine ulaşım kolaylığı sağlayacaktır. Nitekim pek çok sigortalı da çalışılan işyerinin kapanmış olması nedeniyle, işyerinin tam unvanına ve sicil numarasına ulaşılamadığı için kurum arşivinde araştırma yapmak, sicilsiz çalışmalara ulaşmak zorluğu yaşamaktadır. Bu açıdan da yine SGK İl Müdürlüğü’ne yazılı başvuru yapılması gerekir.

Son olarak, hizmet tespit davasını kişinin kendisi ya da sigortalı kişi ölmüşse hak sahipleri eş, çocuk, ana-baba olabileceğinden, bu kişiler hizmet tespit davası açabilir.

Sigortalı, sigortasız hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açmalıdır. İşe giriş bildirgesi verilmişse zaman aşımı süresi işlemez.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Yazarlar