![]() |
| Bizans Oyunu Değil... |
Duygusal saldırı… Ayrımcılık… Örgütsel yıldırma…Özellikle Amerika ve
Almanya’da son senelerin en dikkat çeken konularından biri olan
‘’mobbing’’,Türkiye’de henüz üstüne fazla düşülmeyen bir olgudur.. Öyle ki,
uzmanlar bu kelimenin tam karşılığı konusunda fikir birliğine varmakta bile
zorlandılar…’’ Mobbing’’ kelimesinin karşılığı olarak 'işyerinde
psikolojik taciz' ifadesinin karşılık değil, tanımlama olduğunu belirtelim.
Konu hakkında yoğun araştırmaların yapıldığı Amerika ve Almanya’nın dışında
dünyanın hemen hemen her yerindeki işyerlerinde bu tarz bir davranış şeklinin
olduğu kabul ediliyor.
Mobbing hakkındaki araştırmaları zora sokan şey, kurbanların başına
gelenlerin tümünü ifade edememesi ve tavır alan grubun davranışlarını başta
bilinçli olarak yapmaması…
Kitleleri Mobbing’e iten unsurlar olarak; Yönetimin mükemmellik arayışı,
etik değerlerin kaybolması, örgüt yapısındaki radikal değişiklikler, duygusal
zekâdan yoksunluk, işyerinde maruz kalınan yüksek derecede stres, işyerindeki
monotonluk, örgüt bireylerinin genel özellikleri olarak sayabiliriz.
İnsan ilişkilerinde başarılı olan bir yönetici, mobbing girişimlerini
erkenden fark edip önüne geçebilir.
Uzun süre mobbing davranışlarına maruz kalan kişilerin gelebileceği
son radde, maalesef istifa ederek işten ayrılmak ve ekonomik olarak zarar
görmek değildir… Fiziksel ve ruhsal olarak da zarar görmek olasıdır…
Örgüt içi statü ve görev dağılımı gibi hassas konularda belirsizliklere yer
verilmemesi, her şeyin tanımını ikilemlere sebep olmayacak şekilde açık
yapılması mobbing’in doğmasına engel teşkil edecek bir ortam sağlanmasına
yardımcı olur.
Mobbing öyle bir şey ki, insanlar onun bir zorbalık olduğunu
anlamıyor,sanki ‘’İş hayatı böyledir’’ gibi geliyor
insanlara..
Eğer insan kaynakları bölümü bir zorbalık vakasıyla karşı karşıya kalırsa;
soruşturma yöntemini kulanmalıdır.Karar tek kişiye bırakılmamalı ve ortak karar
alınması sağlanmalıdır.
İş Kanunu Açısından Mobbing:
İşverenin İşçiyi Gözetme Borcu: İş Kanunu madde 77
ve Borçlar Kanunu madde 332’de yeni Borçlar Kanununda madde 417’de
düzenlenmiştir. Buna göre işverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğini
sağlamak için her türlü tedbiri almakla yükümlüdürler. İşverenin veya işveren
vekillerinin işçiye mobbing uygulaması veya başka bir işçinin mobbing
uygulamasına göz yumması işverenin işçiyi gözetme borcuna aykırılık teşkil
eder. Bu durumda işçi sözleşmeye aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat
hükümlerine başvurabilirdir. Bu davaların zamanaşımı on senedir.
İş Görme Borcunu İfadan Kaçınma: İş Kanunu 83.
Maddesine göre mobbing mağduru işçi mobbing nedeniyle sağlığını bozacak veya
acil ve hayati bir tehlikeyle karşı karşıya kalırsa iş sağlığı ve güvenliği
kuruluna başvurarak durumun tespitini isteme ve gerekli tedbirler alınana kadar
iş görme borcunu ifadan (çalışmaktan) kaçınma hakkına sahiptir.
İşçinin İş Sözleşmesini Haklı Nedenle Fesih Hakkı: Mobbing konusu
eylem işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak
sözler veya davranışlar şeklinde oluşmuşsa mobbinge maruz kalan işçi, İş Kanunu
24/II hükmüne göre iş sözleşmesini ihbar süresini beklemeden derhal haklı
nedenle feshedebilir. İşçi bu hakkını mobbing eyleminin sona ermesinden
itibaren 6 gün içinde kullanmalıdır. Bu fesih işçiye aynı zamanda kıdem
tazminatını talep hakkı da vermektedir.
Eşit Davranma Borcuna Aykırılık ve Ayrımcılık Tazminatı: Mobbing kapsamında
işveren tarafından sergilenen davranışlar; işyerinde belli bir işçiye odaklı
olarak sistematik şekilde farklı ve olumsuz davranışlar olarak
sergilendiğinden, işçiler arasında ayrımcılık teşkil etmekte ve işverenin eşit
davranma borcuna aykırı davrandığı anlamına gelmektedir. İş Kanunu’nın 5.
Maddesi eşit davranma borcu ve buna aykırı yaptırımları düzenlemiştir. Buna
göre: “İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din
ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamaz” Bu ayırım yapıldığı
takdirde “işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka
yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir.” şeklinde ayrımcılık tazminatı
düzenlenmiştir. Bu tazminat on yıllık zamanaşımına tabi olup, talep edilmesi
için normal tazminat hükümlerinden farklı olarak işçinin zarar görmesi şartı
aranmamaktadır. Ayrımcılık tazminatı dışında işçi koşulları oluşursa kötüniyet
tazminatı hükümlerine de başvurabilir.
Medeni Kanun Açısından Mobbing: Kişilik Hakları
İhlali Sebebiyle Açılabilecek Koruyucu Davalar: Türk Medeni Kanunu’na göre
mobbing nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan kişi; saldırının
durdurulması davası, saldırı tehlikesinin önlenmesi davası, saldırının hukuka
ayrılığının tespiti gibi dava yollarına başvurabilir. Bu davaların açılması
için zamanaşımı söz konusu değildir.
Kişilik Haklarının İhlal Edilmesi Sebebiyle Maddi ve
Manevi Tazminat Davası: Türk Medeni Kanunu’na göre mobbing
nedeniyle kişilik hakları ihlal edilen kişi maddi ve manevi tazminat yollarına
başvurabilir. Ancak burada mobbing eylemi ile meydana gelen maddi ve/veya
manevi zarar arasında illiyet(nedensellik) bağı bulunması gerekmektedir. Bu
davaların zamanaşımı süresi on yıldır.
Yeni Türk Borçlar Kanunu Açısından Mobbing: 04 Şubat 2011’de
kabul edilen 27836 sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunu 6. Bölümünde Hizmet
Sözleşmelerine ilişkin hükümlere yer verilmiş ve madde 417’de işçinin kişiliğinin
korunması başlığı, aşağıdaki şekilde ele alınmıştır:
“MADDE 417- İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı
göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla,
özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür
tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri
almakla yükümlüdür.
İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her
türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş
sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.
İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı
nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının
ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk
hükümlerine tabidir.”
Maddede açıkça “özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize
uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri
için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür” denilmekte olduğundan işverenin
işçinin maruz kaldığı mobbing uygulamalarına karşı sözleşmeye aykırılık
hükümlerinden sorumlu olacağı anlaşılmaktadır. Yeni Türk Borçlar Kanunu 01
Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek olduğundan maddenin Mahkemeler ve
Yargıtayca nasıl uygulanacağı bu tarihten sonra mahkeme kararıyla açıklığa
kavuşacaktır.
Mobbing’in Önlenmesi ’ne Dair Başbakanlık Genelgesi: 19 Mart 2011 tarih
ve 27879 sayı ile Resmi Gazete’de yayınlanan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin
(Mobbing) Önlenmesi ’ne İlişkin Başbakanlık Genelgesi aşağıdaki hükümlerle
çalışanların psikolojik tacizden korunması amaçlanmıştır:
1. İşyerinde psikolojik tacizle mücadele öncelikle işverenin sorumluluğunda
olup işverenler çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün
önlemleri alacaktır.
2. Bütün çalışanlar psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü
eylem ve davranışlardan uzak duracaklardır.
3. Toplu iş sözleşmelerine işyerinde psikolojik taciz vakalarının
yaşanmaması için önleyici nitelikte hükümler konulmasına özen gösterilecektir.
4. Psikolojik tacizle mücadeleyi güçlendirmek üzere Çalışma ve Sosyal
Güvenlik İletişim Merkezi, ALO 170 üzerinden psikologlar vasıtasıyla
çalışanlara yardım ve destek sağlanacaktır.
5. Çalışanların uğradığı psikolojik taciz olaylarını izlemek,
değerlendirmek ve önleyici politikalar üretmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı bünyesinde Devlet Personel Başkanlığı, sivil toplum kuruluşları ve
ilgili tarafların katılımıyla "Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu"
kurulacaktır.
6. Denetim elemanları, psikolojik taciz şikâyetlerini titizlikle inceleyip
en kısa sürede sonuçlandıracaktır.
7. Psikolojik taciz iddialarıyla ilgili yürütülen iş ve işlemlerde
kişilerin özel yaşamlarının korunmasına azami özen gösterilecektir.
8. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve sosyal
taraflar, işyerlerinde psikolojik tacize yönelik farkındalık yaratmak amacıyla
eğitim ve bilgilendirme toplantıları ile seminerler düzenleyeceklerdir.
Son dönemlerde Başbakanlık ve TBMM’ye ulaşan çalışanların mobbing
şikayetleri neticesinde, mobbing Başbakanlık düzeyinde bu genelge ile
düzenlenmiş, mobbingle mücadele için Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu’nun
kurulacağı ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi’nin mobbinge uğrayan çalışanlara
psikolojik destek vereceği ve işverenlerin mobbing olaylarının önlenmesi için
azami özen göstereceği düzenlenmiştir. Genelge mevzuatımızda yol gösterici ve
açıklayıcı yönde bir düzenleme olsa da Ülkemizde mobbing hakkında farkındalığın
artmasında önemli bir fayda sağlayacaktır.
Emsal Kararlar:
Mobbing kavramı ülkemizde çok yeni olsa da son yıllarda mobbing mağdurları
tarafından konu yargıya taşınmaya başlanmış ve mahkemelerce mobbing mağduru
işçiler lehine kararlar verilmiştir.
Ankara 8. İş Mahkemesinin 2006 yılında verdiği karar , Türk Mahkemelerinin
mobbingle ilgili verdiği ilk karar olmuştur. Davada işçinin, yönetimin
değişmesi sonucu işyerinde amiri arasında sürekli gerginlik olması, sözlü ve
yazılı baskı oluşturulması, işçiden 1.5 sene içinde 5 defa yazılı savunma
istenmesi ve haksız kınama cezaları verilmesi sonucu davacının duygusal tacize
uğradığı kabul edilmiş ve işveren, işçinin uğradığı manevi baskılar ve
psikolojik yıpranma nedeni ile 1.000-TL manevi tazminat ödemeye mahkûm edilmiş,
Yargıtay 9. HD. 30.05.2008 günü kararı onamıştır.
Yapılan Saldırının Hukuka Aykırılığı: Saldırının hukuka aykırı olduğunun
saptanmasını ve gerekiyorsa bu saptanma kararının yayınlanmasını yahut üçüncü
kişilere bildirilmesini talep edebilir. Örneğin açık bir yıldırma olayında, bu
saptandığı zaman, yapan kişinin kimliğinin basın yolu ile yayınlanmasını
isteyebilir. Ancak, bu davanın açılabilmesi için yıldırma eyleminin devam
etmesi ve bunun işçi tarafından açık ve kesin biçimde kanıtlanması gerekir.
Maddi Ödence Davası; Medeni Yasa 25’e göre mağdur edilen kişi madde ödence davası açabilir. Eğer eylemde bulunan işveren veya işveren vekilleri ise, borca aykırılık nedeni ile bu davayı açar, çünkü bu olaylarda işveren ya kendisi gözetme borcunu yerine getirmemiş ya da eylemi yapanları önleyemediği için kollama borcunu yerine getirmemiştir. Yıldırma bir işçi grubu tarafından yapılmışsa ve mağdurun madde zararı oluşmuşsa, işçi maddi ödence davasını bu kişilere karşı açabilir ve ayrıca kollama görevini yerine getirmediği için yine işverene karşı bir ödence davası açabilir.
Maddi Ödence Davası; Medeni Yasa 25’e göre mağdur edilen kişi madde ödence davası açabilir. Eğer eylemde bulunan işveren veya işveren vekilleri ise, borca aykırılık nedeni ile bu davayı açar, çünkü bu olaylarda işveren ya kendisi gözetme borcunu yerine getirmemiş ya da eylemi yapanları önleyemediği için kollama borcunu yerine getirmemiştir. Yıldırma bir işçi grubu tarafından yapılmışsa ve mağdurun madde zararı oluşmuşsa, işçi maddi ödence davasını bu kişilere karşı açabilir ve ayrıca kollama görevini yerine getirmediği için yine işverene karşı bir ödence davası açabilir.
Manevi Ödence Davası; Mağdur, maddi zararın yanısıra manevi
zarara da uğramaktadır. Belki de manevi zarar, maddi zararın çok üstündedir. Bu
yıldırma sürecinde, mağdurun duyduğu acı, elem, utanç duygusu, korku gibi
duygular, davaya esas oluşturur. Manevi ödence davasında tutumla ilgili karar
yargıcındır. Eylemi yapanların kusurlu bulunması yeterlidir. Bu davada, yargıç,
para ödemesi yerine başka bir ödence yolu koyabilir. Örneğin, bir yayın organında
özür dilenmesi gibi...
Ceza Davası;
a) Eğer mağdur, bu eylemle ilgili olarak
ölmüşse ve bu durumun eylemle nedensellik bağı saptanırsa Ceza Yasasının 84. ve
85.maddesine göre taksirle ölüme neden olmaktan dolayı eylemi yapanlar ceza alabilir.
Örneğin işyerinde devamlı üstleri tarafından hakaret gören, aşağılanan ve küçük
görülen bir kişi bir gün bunlara dayanamayarak bir kalp krizi geçirip ölebilir
veya işyerinde intihar edebilir. Bu durumda ölümle olayın nedensellik bağı
kanıtlanırsa eylemi yapanlara ceza yaptırımı uygulanır.
b) Eğer mağdur,
yıldırma eylemi yüzünden ruhsal bir bozukluğa uğrarsa, örneğin ağır bir
depresyon geçirirse ve bunun eylemle ilgili olduğu saptanırsa yapanlar ceza
yasasının 89.maddesine göre taksirle ruhsal bozulmaya neden olmaktan dolayı ceza
alırlar.
c) Eğer eylemlerde Ceza Yasası 125.maddeye göre bir hakaret öğesi
saptanabilirse, hakareti eden veya söven kişi/kişiler, ceza yaptırımına uğrarlar.
d) Eylem, mağdurun olağan çalışmasını engelliyorsa, kişi çalışamıyorsa, Ceza
Yasasının117.maddesine göre İş ve Çalışma Özgürlüğünü Engelleme suçu işlemiş
olur ve eylemi yapanlara gerekli ceza uygulanır.
e) Manevi baskı, kişiye bir
anlamda eziyet etmektir. Çünkü eziyet hem maddi ve hem de manevi olabilir.
Depresyonlara, ruhsal bozulmalara neden olabilecek yıldırma eylemlerinin bir
eziyet olacağı açıktır. Bu nedenle bu eylemi yapanlar hakkında Ceza Yasasının
96.maddesi uygulanır
Sonuç olarak; işverenler için ödetilen maddi tutar önemli olmayabilir, ülkemizde yeni bir uygulama olduğu ve ilerleyen dönemlerde kanaatimce 1 Temmuz’dan sonra daha fazla gündeme geleceği aşikâr, bu nedenle şirket yönetimi göz ardı edilen ya da göz yumulan süreç sonunda imajınızı silmeniz için ödeyeceğiniz bir bedel bulamazsınız.
Kaynak; Avukat Kemal Altuğ Özgün1 Dr.
Vedat Laçiner, Mobbing (İşyerinde Psikolojik Taciz),
http://www.psikolojist.net/forum/index.php?topic=619.0 , erişim tarihi
20.12.20102 Ali DAĞLAR, Şark’ta ‘efendi’ olana ‘mobbing’ yok,
http://www.kriminal.org/mobbing/#more-363 erişim tarihi 20.12.20103
http://en.wikipedia.org/wiki/Mobbing erişim tarihi 20.12.20104 Fatma Burcu
Savaş, İş Yerinde Manevi Taciz, 1. Bası, Beta Yayınları, İstanbul, 2007, s.55
Prof Dr. Pınar Tınaz-Yrd. Doç. Dr. Fuat Bayram- Yrd. Doç. Dr. Hediye Ergin,
Çalışma Psikolojisi ve Hukuki Boyutlarıyla İşyerinde Psikolojik Taciz
(mobbing), 1. Bası, Beta Yayınları, İstanbul, 2008, s. 46 Prof. Dr. Hancı:
Mobbing Üst Yöneticilerde Bir Meslek Hastalığıdır,
http://www.haberler.com/prof-dr-hanci-mobbing-ust-yoneticilerde-bir-2323065-haberi
(erişim 20.12.2010)7 Özge Özgür SAYAR, Mobbing - İş yerinde Duygusal Şiddet,
http://www.sosyalhizmetuzmani.org/mobbing.htm (erişim 20.12.2010)8 Av. Gülnur
Erdoğan, Mobbing (İş Yerinde Psikolojik Taciz),
http://www.gulnurerdogan.av.tr/tr/uploads/mobbing.pdf , (erişim 20.12.2010)9
CHARTER OF FUNDAMENTAL RIGHTS OF THE EUROPEAN UNION (2000/C 364/01)
http://www.europarl.europa.eu/charter/pdf/text_en.pdf , (erişim 20.12.2010)10
Council Directive 89/391/EEC of 12 June 1989 on the introduction of measures to
encourage improvements in the safety and health of workers at work,
http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=CELEX:31989L0391:en:HTML
(erişim 20.12.2010)11 Savaş, s. 6612 Tınaz, s.17,Tınaz, s.270, Tınaz, s.107,
Tınaz, s.54,Tınaz, s.5513 Ankara 8. İş Mahkemesi 20.12.2006 tarih 2006/19 Esas,
2006/625 Karar sayılı Kararı14 http://www.hurriyet.com.tr/pazar/5544386.asp?m=1
(erişim 20.12.2010)15 Erdoğan, s.2716
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16576063.asp?gid=373 , (erişim 20.12.2010)17
İnsan Kaynaklarında Yeni Eğilimler – Hayat Yayıncılık
18 Secretcv.com (Mobbing Yıldırma II - Av.Ergün İnce
18 Secretcv.com (Mobbing Yıldırma II - Av.Ergün İnce


Hiç yorum yok :
Yorum Gönder