12 Aralık 2012 Çarşamba

Prim ve İdari Para Cezalarında Zamanaşımı!


5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin yedinci fıkrasında, “İdarî para cezaları on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı süresi, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar.”  hükmü yer almaktadır. Prim ve idari para cezalarında zaman aşımı süresi; tahakkuk zaman aşımı süresi ve tahsil zaman aşımı süresi olarak ikiye ayrılmaktadır.

Tahakkuk zaman aşımı süresi;  İşverene tebliğ edilmesi gereken süreyi.
Tahsil zaman aşımı süresi; İşverene tebliğ edilmesinin ardından, tahsil edilmesi gereken süreyi.

Yani; tahakkuk zaman aşımı, süresi içerisinde tebliğ edilmeyen prim ve idari para cezalarının zaman aşımına uğradığı gibi, tahakkuk zaman aşımına uğratılmadan tebliğ edilmiş, ancak tahsil zamanaşımı süresinde tahsil edilmemiş prim ve idari para cezaları da yine zaman aşımına uğramaktadır.

Bu çerçevede; 
12.05.1993 - 06.08.2003 dönemi tahakkuk ve tahsil zamanaşımı 10 yıldır.
06.08.2003 -  06.07.2004 dönemi tahakkuk ve tahsil zamanaşımı 5 yıldır.
06.07.2004 - 01.10.2008 dönemi için tahakkuk zamanaşımı 5 yıl, tahsil zamanaşımı 10 yıldır. (6183 SK’nun “102.maddesi” hariç hükmü 5198 sayılı kanun ile 506 sayılı kanunun 80.maddesini değiştirdiği için tahsil zamanaşımı 10 yıla çıkmış.)
01.10.2008 sonrası için tahakkuk ve tahsil zamanaşımı 10 yıldır.

Yasal ödeme süresinin son günü 1.10.2008 veya sonraki bir tarihe rastlayan idari para cezalarının zamanaşımı süresi, 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir.” hükmüne istinaden, ödeme süresinin dolduğu onbeşinci günü takip eden takvim yılı başından itibaren on yıl olarak dikkate alınacaktır.

Buna göre, 5510 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında uygulanacak olan idari para cezalarının, en geç fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde tebliğ edilmesi gerekmektedir.

Örnek - 17/4/2010 tarihinde sigortalı çalıştırmaya başlayan, ancak işyeri bildirgesini yasal süresi dışında Kuruma veren işveren hakkında uygulanan idari para cezasının, 25/5/2010 tarihinde tebliğ edildiği varsayıldığında, idari para cezasının ödeme süresi 9/6/2010 tarihinde sona ermektedir. Dolayısıyla, bahse konu idari para cezasına ilişkin on yıllık zamanaşımı süresi 1/1/2011 tarihinde başlayıp 31/12/2020 tarihinde sona erecektir

Yasal ödeme süresinin son günü 30/9/2008 veya önceki bir tarihe rastlayan idari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi, 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinde 6/8/2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 4958 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önce, idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi gerekmekte idi. Ancak 506 sayılı Kanunun 140  ıncı maddesinde 4958 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda idari para cezalarının ödeme süresi tebliğ tarihinden itibaren 15 güne çıkartılmıştır.

Buna göre, 
5/8/2003 veya önceki bir tarihte tebliğ edilmiş olan idari para cezalarında yasal ödeme süresi, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün, 
6/8/2003 veya sonraki bir tarihte tebliğ edilmiş olan idari para cezalarında yasal ödeme süresi, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün, olarak dikkate alınacaktır. 

Bu çerçevede, yukarıda belirtilen süreler dikkate alınmak suretiyle idari para cezalarının ödeme süresinin sona erdiği tarihin, 

7/12/1993 veya önceki bir tarihe rastlaması halinde, tahsil zamanaşımı süresi, Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl, 
8/12/1993 ila 5/7/2004 tarihleri arasına rastlaması halinde, tahsil zamanaşımı süresi, 6183 sayılı Kanun hükümlerine istinaden,  ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl, 
6/7/2004 ila 30/9/2008 tarihleri arasına rastlaması halinde, tahsil zamanaşımı süresi, Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl, olarak dikkate alınacaktır.

Özet olarak Kurum alacakları 8.12.1993-06.07.2004 Tarihleri arasına isabet eden süreçte 5 yıllık zamanaşımına tabidir. 06.07.204 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin zamanaşımı ise 10 yıldır.

Örnek - Özel nitelikteki işyeri işverenlerince 2002/Ağustos ayına ilişkin yasal süresi içinde düzenlenen aylık sigorta primleri bildirgelerinden dolayı tahakkuk eden primlerin ödeme süresi 30/9/2002 tarihinde sona ermektedir. Ödeme süresi 30/9/2002 tarihi itibariyle sona eren alacaklar, 6183 sayılı Kanuna göre ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş  yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan, beş  yıllık zamanaşımı süresi 1/1/2003 tarihinde başlayıp, zamanaşımını kesen veya durduran hallerin bulunmaması halinde 31/12/2007 tarihinde sona ermiş olacaktır. 

Örnek - Özel nitelikteki işyeri işverenlerince 2005/Haziran ayına ilişkin yasal süresi içinde düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden primlerin ödeme süresi 31/7/2005 tarihinde sona ermektedir. Ödeme vadesi 31/7/2005 tarihi itibariyle sona eren alacak, Borçlar Kanununa göre ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan, on yıllık zamanaşımı süresi, 1/8/2005 tarihinde başlayıp zamanaşımını kesen veya durduran hallerin bulunmaması halinde 31/7/2015 tarihinde sona erecektir.

Zamanaşımını Kesen Haller
6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinde, zamanaşımının hangi hallerde kesileceği belirtilmiştir. Zamanaşımını kesen işlemlerinden an az birinin gerçekleşmiş olması halinde, işlemin gerçekleştiği tarih itibari ile zamanaşımı kesilmiş olacaktır ve kesilmenin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılbaşından itibaren yeniden işlemeye başlar;

Ödeme,
Haciz uygulanması,
Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan tahsilat,
Ödeme emri tebliği,
Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,
Zamanaşımının kesilmesi yönünden yukarıda sayılan beş işlemden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumların mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması,
İhtilaflı amme alacaklarında yargı organlarınca bozma kararı verilmesi,
Alacağın teminata bağlanması,
Yargı organlarınca yürütmenin durdurulması kararı verilmesi,
İki kamu idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresince, borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile başvurulması,
Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.

Son olarak; Prim ve idari para cezalarının tahakkuk zamanaşımına girmeden tebliğ edilmiş olmasına rağmen, tahsil zaman aşımı süresi içerisinde tahsil edilmemiş prim ve idari para cezası borçları da zaman aşımına girmekte, ancak SGK’ nın 2010/69 sayılı Kararın 1 inci maddesinde öngörülen tutarı aşan prim ve idari para cezası borçlarının zamanaşımına uğramış olduğu hususunda kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan terkin işlemi yapılmayacaktır hükmü yer almaktadır. Tahsil zaman aşımı olduğu yönünde mahkemeden karar alınması gerekmektedir.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Yazarlar